Haberler

10 korkutucu video oyunu ve onları oynadıktan sonra izlenebilecek 20 harika korku filmi

B
Brian Crecente
28 Eki 2024

İyi öykülere bayılırım. Hatta ne kadar korkutucu olurlarsa o kadar iyidir. Ve görünen o ki bu konuda yalnız değilim.

Video oyunları, filmler, televizyon ve diğer medya biçimlerinde korku türü, giderek popülerlik kazanıyor gibi görünüyor. Dehşet dolu öyküler doğaüstü olaylardan halk masallarına, seri katillerden zararsız sessiz komşulara kadar her şeyi ele alabilse de, en iyileri beyninizi dopamine boğan korku patlamalarıyla karışık güçlü bir kaçış hissi sunar.

Neyse ki yıl boyunca 2.000'e yakın korku filmi izleyerek korku türünü yalayıp yuttuğumu söyleyebilirim. Bu yıl, gerilimi yüksek korku video oyunlarını oynamayı bitirdikten sonra izlemekten hoşlanabileceğiniz bazı filmler seçerek ortamı biraz daha germenin eğlenceli olabileceğini düşündüm.

Önereceğim filmler bilindik korku filmlerinin yeniden anlatımlarının aksine oyunlarla benzer ürkütücü ortamlarda geçen, benzer temaları işleyen veya benzer karakterlere sahip olan filmler.
Still Wakes the Deep
 

Still Wakes the Deep


Still Wakes the Deep'te oyuncular kendilerini Kuzey Denizi'nde bulunan hasarlı bir petrol sondaj platformunda mahsur kalmış olarak buluyorlar. Oyuncu hem yaklaşan canavarlardan hem de hırçın denizden kurtulmaya çalışırken 1970'lerin atmosferini taşıyan bu oyun, yürek burkan bir kovalamaca hikâyesine dönüşüyor.

Derin Sular (Underwater)
2020 yapımı Derin Sular filmi farklı türde bir hikâye anlatsa da, yine de okyanustaki bir sondaj tesisinde mahsur kalan ve korkunç bir sürü tarafından kovalanan bir oyuncu kadrosuna sahip. Bu filmde, Kristen Stewart'ın karakterinin de aralarında bulunduğu mürettebat, bir sondaj istasyonunun suyun kilometrelerce altında bulunan en alt noktasında mahsur kalır. Ustaca kurgulanmış ve Lovecraft temalarının izini oldukça belirgin bir şekilde taşıyan bu film, muhteşem bir sona da sahip.

Küre (Sphere)
Michael Crichton'ın muhteşem kitapları (ve bu kitaplardan uyarlanan filmler) her zaman dinozor parkları ve insanlığın kibri hakkında değildi. Patojenler, nanobotlar, beyin cerrahisi ve zaman yolculuğu (birkaçını saymak gerekirse) ve tabii ki yine insanlığın kibri hakkında da bazı çarpıcı eserler yazdı. Küre'de bir grup bilim insanı, Pasifik'in dibinde keşfedilen bir uzay gemisini incelemek üzere bir su altı yaşam alanına yerleştiriliyor. İşler elbette yolunda gitmiyor.
Amnesia: The Dark Descent
 

Amnesia: The Dark Descent


Frictional Games, 2010 yılında Amnesia: The Dark Descent'i dünyaya sunduğunda keyifli ve korku dolu bir korku serisinin fitilini ateşlemişti. Çıkışından bu yana seri, Amnesia: A Machine for Pigs, Amnesia: Rebirth, ve son olarak da klostrofobik Amnesia: The Bunker oyunlarıyla varlığını sürdürmeye devam etti. Gerçekten hepsine şöyle bir göz atmanızı öneririm ancak bahsettiğim ilk korku oyununun Lovecraft ve gotik Viktorya dönemi temalı korku hayranları için kaçırılmaması gereken bir oyun olduğunun da altını çizmek istiyorum.

Castle Freak
Hazır H.P. Lovecraft ve onun sektörde bıraktığı bunca izden bahsetmişken Castle Freak filminin de Amnesia: The Dark Descent'i sevenler için muhteşem bir seçim olacağını belirtmek lazım. Filmde, iyileşmekte olan bir alkolik bir İtalyan şatosunu miras alır ancak buranın tamamen boş olmadığını keşfeder. Kaçan canavar sonrasında ölümcül bir saldırıya geçer. Castle Freak'in Lovecraft'ın "Yabancı" (The Outsider) isimli kısa öyküsünden büyük ölçüde etkilendiği söyleniyor. Ancak uyarayım, bu film herkese göre değil ama yine de bir tür kült haline geldi.

Diğerleri (The Others)
Castle Freak sinemalara çıkmadan doğrudan evdeki seyircilerle buluştuğu için çok büyük bir kitleye ulaşamasa da, bir gotik hayalet öyküsü olan Diğerleri filmi için aynı durum geçerli değil. Nicole Kidman'ın Jersey'deki ürkütücü bir köşkte iki küçük çocuğun lanetli (ve lanet saçan) annesini canlandırdığı film seyircilere unutulmaz bir deneyim sunuyor. Hele bir de bir sonu var ki!
The Mortuary Assistant
 

The Mortuary Assistant


Herhangi bir olayın bir morg içinde geçmesi, sağlam bir korku deneyimi için her zaman iyi bir başlangıçtır. Bu oyunda, bir morgda kilitli kalan ve "boyundan büyük işler yapmaya" zorlanan talihsiz bir asistan olan Rebecca Owens'ı oynuyorsunuz.

Otopsi (The Autopsy of Jane Doe)
Rebecca'nın talihsiz olduğunu mu düşünüyorsunuz? Tuhaf bir çoklu cinayet vakasında hem kurban hem de şüpheli gibi görünen bir ceset için ölüm nedeni bulmak zorunda olduğunuzu düşünün bir de. Baba-oğul Tommy ve Austin bu tüyler ürpertici filmde önce ölüm zamanını belirlemeye, sonra da kendi ölüm zamanlarından kaçınmaya çalışırken işler giderek daha da kötü bir hal alıyor.

Ölü Nöbeti (The Vigil)
Her ne kadar Ölü Nöbeti filmi bir morgda geçmese de hem Otopsi filmiyle hem de The Mortuary Assistant oyunuyla aynı atmosfere sahip. 2019 yapımı filmde, Ortodoks bir Yahudi cemaatinin eski bir üyesine, Holokost'tan (Yahudi Soykırımı) kurtulan fakat yakın zamanda ölen biri için nöbet tutması amacıyla para ödenir. Filmin tamamı, tek bir gece boyunca küçük ve giderek ürkütücü bir hale bürünen bir Brooklyn evinde geçiyor. Ölülerle ilgili dini gelenekleri konu alan karanlık ve ürpertici bir korku filmi.
Dead by Daylight
 

Dead by Daylight


Korku hayranıysanız sürekli genişleyen bir kurban (diğer adıyla hayatta kalanlar) ve katil kadrosuna sahip Dead by Daylight oyununu kesinlikle oynamışsınızdır. Oyun; halk masalları, şehir efsaneleri, hayalet öyküleri, birkaç tanınmış film serisi ve daha fazlası dahil olmak üzere derin bir korku külliyatından faydalanarak iyi ve kötüyü harika bir şekilde harmanlıyor. Oyunda bir katilin ya da ondan kaçmaya çalışanların rolünü üstleniyorsunuz. Korkunç olmanın ne anlama geldiğini sürekli olarak genişletmeyi başaran bu oyun, dinamik ve sürekli evrimleşen bir eğlence sunuyor. Örneğin Hayalet Surat, Freddy ve Deri Surat gibi karakterlerin Stranger Things, Castlevania ve hatta Dungeons & Dragons serilerindeki karakterlerle bir araya geldiğini görebileceksiniz.

Dehşet Kapanı (The Cabin in the Woods)
Her korku filmi ve gizemli öykü meraklısının size söyleyebileceği gibi, Dehşet Kapanı, yapılabilecek en mükemmel meta korku filmidir. Sonu hakkında spoiler vermeyeceğim ama özetle film İngilizce isminden de anlaşılacağı üzere ormandaki bir kulübede geçiyor ve aklınıza gelebilecek hemen hemen her korku filmi klişesini içeriyor, hatta bunları seyirciye açıklıyor. Ayrıca herkesin aklına Dead by Daylight'ı getirecek bazı muhteşem canavar katletme sahneleri de (danslı veya eğlenceli bir şekilde değil) var.

Maskenin Arkasında: Leslie Vernon'un Yükselişi (Behind The Mask: The Rise of Leslie Vernon)
Bu film Dead by Daylight hayranlarına farklı gelebilir. Maskenin Ardında: Leslie Vernon'un Yükselişi bilindik korku unsurlarını bir araya getiren bir film yerine, bir katilin kurban sayısını artırmasını ve maskeli bir slasher'a dönüşmesini konu alan bir kara komedi-korku sahte belgeseli. Bu filme benzer ancak mizah dozajının daha az ve toplumsal çürüme temalarının daha yoğun olduğu bir film izlemek istiyorsanız Köpeği Isıran Adam (Man Bites Dog) filmine de göz atmalısınız.
Alien: Isolation
 

Alien: Isolation


Bu oyun hakkında çok konuştuk ve çok yazılar yazdık. Ancak bazılarının Yaratık (Alien) (Yaratık 2: Yaratığın Dönüşü (Aliens) filminden bahsetmiyoruz) filminin en iyi uyarlaması olarak kabul ettiği bu oyun hakkında hâlâ daha söylenecek çok şey var. Bu 2014 yapımı hayatta kalma-korku oyununda Amanda Ripley olarak oynuyorsunuz ve bir Xenomorph'u alt etmeye çalışıyorsunuz. Oyunda saldırmak yok. Gizlilik içinde ilerlediğiniz bu oyun sürekli ensenizde dolaşan bir korku hissi ve çığlık çığlığa sürprizlerle dolu. Oyun o kadar iyi ki sonunda bir devam oyunu çıkıyor ve bu yılın popüler yapımı Alien: Romulus'un arkasındaki insanlar oyundaki unsurlardan ilham aldıklarını söylüyorlar.

Alien: Romulus
Hazır Alien: Romulus'tan bahsetmişken, Alien: Isolation hayranıysanız kesinlikle bu 2024 yapımı filme göz atmak isteyeceksiniz. Film, yürekleri ağızlara getiren korku unsurlarına sahip Yaratık (Alien) ile Bill Paxton'ın dillere pelesenk olmuş repliklerini içeren aksiyon dolu Yaratık 2: Yaratığın Dönüşü (Aliens) filminin arasında yer alıyor. Olağanüstü Kötü Ruh (Evil Dead) yeniden çekimi ve Nefesini Tut (Don't Breathe) (aşağıda) filmlerinin arkasındaki isim olan Fede Álvarez tarafından yönetilen Alien: Romulus, izleyicilere 1979 tarihli orijinal klasiğin neden bu kadar sürükleyici ve korkutucu olduğunu başarıyla hatırlattı.

Nefesini Tut (Don't Breathe)
Bu filmdeki "kurbanlar" örümcek benzeri Facehugger'lar tarafından avlanıyor olmasalar da, mahalle güvenliğine sadist bir yaklaşımda bulunan ve keskin bir işitme duyusuna sahip bir Körfez Savaşı gazisinden kurtulmak zorundalar. Film, karakterlerin birer birer öldürüldüğü sahnelerle seyirciyi şaşırtmaya devam ediyor olsa da filmin asıl olayının "sakın ses çıkarmayın yoksa kör bir gazi sizi delik deşik eder" olması, ona kesinlikle Alien: Isolation benzeri bir hava katıyor.
Carrion
 

CARRION


Oyuncuların kötü karakter rolünü tamamen benimseyebildiği ve bunu yaparken de özellikle de bu karakterin aynı zamanda bir canavara dönüştüğü çok fazla video oyunu yok. (Biraz soluklanarak Evolve'u anımsayalım). Geliştirici Phobia Game Studio, muhteşem eserini ters korku oyunu olarak adlandırıyor çünkü Relith Science araştırma tesisinin üyelerini takip etmek için kapatıldığı hücreden kurtulan dokunaçlı bir canavarı kontrol ediyorsunuz. Yaratığınız koşuşturan insanları yiyip bitirirken ve hem yetenek hem de boyut olarak büyümeye devam ederken keyifle kıkır kıkır gülebilirsiniz.

The Blob
Açıkçası bu harika oyunun en iyi ve en bariz eşlikçisi, aynı derecede harika bir bilimkurgu korku klasiği olan The Blob. (Hem 1958 yapımı orijinaline hem de 1988 yapımı yeniden çekimine bayılırım). Her ikisinde de etobur, öldürülemeyen, kaynağı bilinmeyen ama uzaydan gelen ve her yere sızan bir kütle, yavaşça (hem de şaşırtıcı bir şekilde yavaşça) bir kasabayı ve içindeki herkesi tüketir. Bu çılgın senaryo fikrini merak edip ekran başına geçenler, o muhteşem sinema salonu sahnesi için izlemeye devam etmeli. Muhteşem bir film ve hâlâ izlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz.

Hayat (Life)
Hayat filmi, benim nazarımda The Blob'un yetişkinlere yönelik olan ve gerçekten rahatsız edici (yani yapmacık olmayan) bir yorumu gibi. Tüm aksiyon uzayda geçiyor, aktif olmayan bir uzaylı hücresi muhafaza edildiği yerden kaçıyor, uzay istasyonunda onunla birlikte mahsur kalan insanları hızla öldürmeye başlıyor ve onları hayatınızın geri kalanında aklınızın bir köşesinde yer edecek türden korkunç şekillerde öldürüyor. Hatta sahnelerden biri midenizi bile bulandırabilir.
Saturnalia
 

Saturnalia


İtalyan stüdyo Santa Ragione'nin bu 2022 yapımı hayatta kalma-korku oyununda oyuncular, küçük bir Sardunya köyünün kadim, ritüelistik dehşetinden kurtulmaya çalışırken dört karakterden birinin kontrolünü ele alıyor. Bolca ölüm, gizemli bir yaratık ve tüm oyun boyunca oyun deneyiminizi taze tutacak bazı güçlü roguelike unsurlar var.

Kan ve Siyah Dantel (Blood and Black Lace)
Saturnalia'nın geliştiricileri, belirgin biçimde İtalya'ya özgü korku oyunlarının 70'lerin klasik Giallo filmlerinin genel havasından ve estetiğinden esinlendiğini belirttiler. Bu gizemli cinayet filmleri genellikle Spaghetti Western'in korku versiyonu olarak kabul edilir; Spaghetti Slasher olarak da düşünebilirsiniz. Eğer bu sizin ilginizi çekiyorsa, bu türün ve Spaghetti Slasher olmanın ne anlama geldiğini esasen tanımlayan Kan ve Siyah Dantel, öne çıkan filmlerden biridir. Bu da maskeli ve eldivenli bir sapığın parlak bir bıçakla çekici mankenleri öldürmesi anlamına geliyor.

Kristal Kanatlı Kuş (The Bird with the Crystal Plumage)
Sadece bir adet Giallo filmi izleyecekseniz Dario Argento'nun ilk yönetmenlik denemesini yaptığı Kristal Kanatlı Kuş'u şiddetle tavsiye ederim. Sonrasında "Korku Ustası" olarak tanınacak bu yönetmen, aralarında Cinler (Demons) ve Derin Kırmızı (Deep Red) (genellikle gelmiş geçmiş en iyi Giallo filmi olarak görülür) filminin de bulunduğu birçok korku ve gerilim filmine imza attı ve Ölülerin Şafağı (Dawn of the Dead) filminin yapımcılığını üstlendi. Kristal Kanatlı Kuş'ta ise Roma'yı ziyaret eden Amerikalı bir yazar, kendisi öldürülmeden önce seri cinayetleri çözmeye çalışır.
Until Dawn Remake
 

Until Dawn


Supermassive Games, 2015 yılında Until Dawn ile devam eden interaktif korku oyunları serisine başladı. Bu oyunun başarısı The Dark Pictures Anthology, The Quarry ve The Casting of Frank Stone oyunlarını da beraberinde getirdi. Bahsedeceğimiz bu popüler oyunda ise oyuncular bir slasher filminin içine düşüyor. Ölümcül tuzaklar, sürükleyici bir hikâye ve gelişen olayları etkileyen seçimlerle dolu bu oyunda ormandaki bir kulübede bir gece boyunca sekiz kahramanın hayatta kalmasını sağlamak için çalışıyorsunuz.

Testere (Saw)
Görünmeyen kötü karakterden, insanları korkunç kararlar almaya zorlayan zalim tuzaklara kadar Until Dawn'da Testere serisinden çok iz var. James Wan'ın korku filmi serisi on filmden oluşuyor ve şu anda bir diğeri de yapım aşamasında. Orijinal film sadece seriyi değil, ardından gelen korku filmlerini de derinden etkilemiş olsa da, bence en son çıkan Testere X, bu filmler arasında en iyisi.

Vahşet (Evil Dead II)
Testere serisinin Until Dawn'daki korkunç ölüm kalım kararlarına ilham kaynağı olduğu çok açık olsa da, oyun aynı zamanda Kötü Ruh (Evil Dead) serisinin estetiğinden de büyük ölçüde esinleniyor. Oyunun yaratıcı yönetmeni Will Byles, Vahşet filminin muhteşem ses ve kamera prodüksiyonunun oyun için ilham kaynağı olduğundan bile bahsetti. İzlemediyseniz çok memnun kalacaksınız. Aslında orijinal zombi filminin yeniden çekimi denebilir, yalnızca daha büyük bütçeli. Yönetmen Sam Raimi ve oyuncu Bruce Campbell'ın ortaklığının en güzel meyvesi bu diyebiliriz.
Dead Space Remake
 

Dead Space


Dead Space, piyasaya sürüldüğünde iyi karşılanan ancak on yıl sonra daha da takdir edilen sıradışı oyunlardan biri. EA Redwood Shores'un 2008 yapımı sürükleyici hayatta kalma-korku oyunu, korkunç Necromorph'lar tarafından istila edilen bir maden uzay gemisinin hikâyesini anlatıyor. Dead Space, şimdiye kadar yapılmış en iyi hayatta kalma-korku oyunlarından biri ve geçtiğimiz sene ses, hikâye ve tabii ki oyunun görünümü değiştirilerek yeniden yapıldı.

Ufuk Faciası (Event Horizon)
Bu, tüyler ürpertici anlar ve akıllara kazınacak diyaloglarla dolu harika bir film. Başrollerini Sam Neil ve Laurence Fishburne'ün paylaştığı film, bilimkurgu ile klasik korku unsurlarını harmanlayan ve akıllara durgunluk veren bir film. Her nasılsa 1997'de gösterime girdiğinde pek çok eleştirmen bu filmin sahip olduğu saf korku unsurlarını takdir etmemişti ancak bugünlerde çoğu kişi bu filmi kült bir klasik olarak görüyor. Unutulmaz tehlike sinyalinden Dr. Weir'ın herkesi unutamayacakları bir yolculuğa çıkaracağına dair son sözüne kadar Ufuk Faciası filmi, Dead Space, korku türü ve iyi film hayranları için mutlaka izlenmesi gereken bir film.

Uzayda Dehşet (Pandorum)
Ufuk Faciası (Event Horizon) kadar korkutucu olmasa da Pandorum, uzayın derinliklerinde ortaya çıkan hezeyan ve psikoz fikrini iyi bir şekilde sunarak harika bir iş çıkarıyor. Filmde, yıldızlararası bir geminin iki üyesi uyandıklarında gemilerinde işlerin ters gittiğini ve 123 yıllık yolculuklarının hiç de tamamlanmış olmadığını keşfediyor. Filmin geri kalanını bir grup yamyam yaratıktan kaçmaya ve onlar uyurken neler olduğunu anlamaya çalışarak geçiriyorlar.
Alan Wake
 

Alan Wake


Her iki Alan Wake oyunu da (Control'ü de unutmayalım) harika. Video oyunlarında hikâye anlatma sanatını ileriye taşımayı başarıyorlar ve aynı zamanda aksiyon-macera ile hayatta kalma-korku unsurlarını ayıran çizgide dikkatlice ilerliyorlar. İlk Alan Wake oyununda, karısının kayboluşunu araştıran ve küçük Bright Falls kasabasının gizemlerini ortaya çıkarmaya çalışan başarılı bir yazar rolünde oynuyorsunuz. Remedy'nin, Alan Wake ve yakın zamanda çıkan devam oyunu Alan Wake 2'nin yanı sıra Control'ü de kapsayan evreninde işler hızla gerçeküstü bir hal alıyor ve sadece gerçeklik ile kurgu değil, yazar ile okuyucu arasındaki çizgi de bulanıklaşıyor.

Çılgınlığın Ötesinde (In the Mouth of Madness)
Hazır kelimelerin gücünden bahsetmişken bu filme değinmeden olmaz. Çılgınlığın Ötesinde, bir yazarın yazdığı kelimelerin açıklanamaz bir şekilde okuyucuları delirtme gücüne sahip olduğunda neler olduğunu incelerken ortaya çıkanları seyirciyle paylaşmaktan hiç çekinmiyor. Harika efektlere sahip olan ve aklınızı yerinden çıkaracak bir film. Filmi beğenirseniz yönetmen John Carpenter'ın "Kıyamet Üçlemesi" (Apocalypse Trilogy) olarak adlandırdığı serinin tematik olarak üçüncü filmi olduğunu da bilin. Şey (The Thing) ve Karanlıklar Prensi (Prince of Darkness) isimli diğer iki film ise 80'lerin en iyi korku filmlerinden bazılarıdır.

Hayatı Emen Karanlık (The Dark Half)
Stephen King'in romandan filme çevrilen bu eseri, King'in klasikleri arasında bazen unutuluyor olsa da hem eğlenceli bir okuma hem de eğlenceli bir izleme deneyimi sunuyor. George A. Romero tarafından 1993 yılında beyazperdeye uyarlanan film, kendi mahlasını sembolik olarak öldürmeye karar veren bir yazarın hikâyesini anlatıyor. Fakat mahlasın bu fikre pek sıcak bakmadığı ortaya çıkıyor ve kendisi yazarın yerini almaya çalışıyor, hem de sadece isimsel olarak değil. King'in filmleri arasında en iyisi değil ama özellikle Alan Wake'i seviyorsanız ve kurgu yazmanın dehşetini deneyimlemek istiyorsanız izlemeye değer.

İşte karşınızda 10 oyunla eşleştirilmiş 20 film. Hâlâ bu ay (ya da ne zaman olursa işte) izleyecek harika bir şeyler mi arıyorsunuz? Son dönemdeki favorilerim arasında Die Alone, Satanic Hispanics, Oddity, Şeytanla Bir Gece (Late Night with the Devil), Lisa Frankenstein, I Saw the TV Glow, Humane, Apartment 7a ve Abigail yer alıyor. Tabii bunlar sizi ne kadar götürür, orasını ben bilemem.