
PC için Battlefield 2042 Oynanış Deneyiminden İlk İzlenimler

Yağmur yukarı doğru yağıyor, gökyüzünde bir uçtan diğer uca helikopterler kontrolsüz bir şekilde dönüp duruyor ve harita ile silahlarının durumunu gördüğün kullanıcı arayüzü bile kızıl renkli statik patlamalar arasında bir görünüp bir kaybolarak bozulmaya başlıyor.
Battlefield 2042'nin hortumunda yön duygusu tamamen yok oluyor.
Deniz hortumunun baş döndürücü çılgınlığı ve savurduğu enkaz, Battlefield 2042 için kısa süre önce gerçekleştirilen basın ön izlemesinde en dikkat çeken değişikliklerden biri olarak göze çarptı. DICE'ın birinci şahıs nişancı başyapıtının en yeni sürümünün değişikliklerle dolu olmadığını söylemiyoruz ancak bir silahlı çatışmanın ortasında ayaklarını yerden kesecek bir hortumun, bir karşılaşmada mecazi olarak ayaklarını yerden keseceği ortada.
Karadaki kuvvetleri ve havadaki birimleri geri püskürtmek üzere tasarlandığını düşündüğüm bu doğa olayının boyutu ve tasarımı aslında tam tersi bir etki yarattı. Oyuncular hortuma koşup doğrudan helikopterlere daldı, tanklarını son hızla çevirdi, paraşütleri açıp girdabın merkezine doğru serbest düşüşe geçti. Buna doğru şekilde yaklaşabilen bir oyuncunun ayağı yerden kesilebilir, savrularak iyice yükselebilir ve paraşütü ile güvenli bir mesafede yumuşak iniş yapabilir. Tabii fırtınanın içinde sağa sola savrulan enkazdan kurtulacak kadar şanslı olmaları gerekiyor.
En azından Battlefield 2042'de hortuma kapıldığında savrulan devasa çelik konteynerler, dönüp duran helikopterler, bina enkazı veya fırtınayı kovalayan başka bir çılgın oyuncunun şans eseri seni vurmasıyla ölebilirsin.
Zaman içerisinde, genellikle ve çoğu oyun sırasında fırtına oyunu değiştiren önemli bir yerleşik unsur hâline gelecek ve tasarlanma amacını hayata geçirecek: İstersen kaçınacak, istersen taktiksel olarak kullanacaksın. Fakat bu biraz zaman alabilir.
Basın ön izlemesi beta sürümü ile aynıydı; bir harita ve bir mod ile her biri kendi geçmiş hikâyesine ve en önemlisi farklı ekipmanlar ve oynanış tarzına sahip dört uzman karakter bulunuyordu.

Webster MacKay, ön cephede oynamak üzere tasarlanmış bir saldırı uzmanı. Bu yönü, binalara tırmanmasını ve araçlara tutunmasını sağlayan kanca tabancası ile vurgulanıyor. Ayrıca nişan alırken daha hızlı hareket ediyor.
Maria Falck, takım arkadaşlarını belirli bir mesafeden iyileştirmek veya kendisini iyileştirmek için kullandığı bir S21 Syrette tabanca taşıyor. Uzmanlığı sayesinde şok cihazı kullanarak yere serilmiş takım arkadaşlarını tamamen sağlıklı olarak canlandırabiliyor. (Maria ile oynamasan da diğer oyuncuları canlandırabiliyorsun ancak bu durumda sadece kendi takımındaki oyuncuları canlandırabiliyorsun ve işlem çok daha uzun sürüyor.)
Pyotr "Boris" Guskovsky, düşman piyadelerine ve araçlarına kilitlenebilen bir SG-36 Sentry sistemi kuşanmış olarak geliyor. Sentry sisteminin yakınlarındaysa sistem de güç artışı kazanıyor.
Wikus "Casper" Van Daele ise oyunun keskin nişancısı. İletişimi kesebilen ve düşmanları tespit edebilen bir istihbarat dronu ile geliyor. Bunun yanı sıra yakınlarındaki düşmanlara karşı uyaran bir hareket sensörü var.
Conquest modunu oynama şansına sahip olduk; bu modda 128 oyuncu (PS4 veya Xbox One'da oynuyorsan 64 oyuncu) devasa bir haritada önemli noktaları ele geçirmeye çalışıyor. Oyunun seviye tasarımcısı Kalle Nystrom, Conquest'in oynayanlara farklı tempoda oynanış olanağı sunmak üzere tasarlandığını belirtti.
"Böylece tüm oyuncuların birbiriyle çarpıştığı ve muazzam bir kaos oluştuğu anlar olacak," dedi. "Bunun yanı sıra daha sakin ve daha kişisel anlar da olacak. Örneğin iki takım önemli bir noktayı ele geçirmek için taktiksel bir savaşa girecek. İstediğin yere gidebilir, istediğin gibi savaşabilirsin. Fakat yeni belirlediğimiz bu oyuncu sayısını desteklemek için haritalarımızı tasarlama yöntemimizi değiştirdik. Yine farklı boyutlarda haritalar sunuyoruz. Bazı haritalar diğerlerinden daha büyük. Bununla birlikte tahmin edeceğin gibi tüm haritaların boyutu büyüdü ve gerçekten muhteşem savaş alanlarına dönüştü."

Biz Orbital haritasında oynadık. Bu harita sekiz sektörden oluşuyordu ve her sektörü ele geçirmek için bir veya iki hedefin ele geçirilmesi gerekiyordu. Bu tasarımın tercih edilmesinin nedenlerinden biri, oyuncuların önemli noktalarda bir araya gelmesini sağlamaktı; aksi takdirde harita aşırı büyük görünebilirdi. Haritanın Battlefield 2042 için orta boyutlu olduğu söylenebilir. Harita Fransız Guyanası'ndaki Korou'da yer alıyor ve oyuncular bir roket fırlatma üssünü ele geçirmeye çalışıyor.
Haritada halat ekipmanlarıyla donatılmış paratonerler, tepeleri yarıp geçen bir ulaşım tüneli, radar istasyonları ve bir kriyojenik tesisi gibi ilginç unsurlar var. Bu unsurlar haritayı bölüyor ve oyunculara gizlenmek ve birbirini kovalamak için farklı olanaklar sunuyor.
Merkezde ise devasa bir roket duruyor. Otomatik bir sekansın ardından gerçekten havalanıyor. İlk olarak yakıt doldurulması gerekiyor (farklı sürelerde doluyor), ardından roketi yerinde tutan kollar düşüyor ve fırlatmaya hazırlanıyor. Bu altı dakikalık süreçte roket yok edilebiliyor ancak oynadığım karşılaşmalarda bunu hiç görmedim. Yeterince hasar görmemişse muhteşem grafikler eşliğinde fırlatılıyor. Bana söylenene göre eğer yok etmeyi başarabilirsen düşen enkaz oyunu gerçekten değiştirebiliyormuş.
Bütün bunlar olup biterken masmavi gökyüzünün aydınlığı yavaş yavaş karanlık, ürkütücü bir atmosfere bürünüyor. Gündüz - gece geçişi düzenli oluyor ancak yoğun yağış ve sert rüzgâr, grafikleri değiştirmenin yanı sıra haritadaki ışıkları da önemli ölçüde değiştiriyor. Örneğin karanlık bulutları aydınlatan şimşekler çakıyor, bazı binaların ışıkları sönüyor ve gerilim artıyor. Uçağa veya helikoptere binecek olursan fırtınanın üzerine tırmanarak it dalaşına orada devam edebiliyorsun.
Sonunda tüm bu kötü hava Orbital haritasında bir hortuma dönüşüyor. Hortum haritada rastgele dolaşıyor, etraftaki enkazı, oyuncuları, araçları içine çekiyor ve onları birbirine doğru veya çok uzaklara fırlatıyor. Hortum yeterince yaklaşırsa roketi de yok edebiliyor.
Elbette ilk bakışta Battlefield 2042'nin devasa haritası ve hava durumu efektleri göz alıcı. Bununla birlikte oyunun en yeni sürümü sadece görsel değişikliklerle gelmiyor.
DICE, oyunun oynanışını etkileyen bir dizi küçük ama etkili değişiklik yapmış. Bunların arasında en çok, klavyede T tuşuna veya oyun kumandasında sol yassı düğmeye basarak açılan artı menüsünü kullandım. Böylece silahlarını farklı dürbünler, dipçikler, namlular ve namlu altı eşyalarıyla hızla özelleştirebileceğin bir tür holografik menü açılıyor. Bunu gizlendiğin yerde veya haritada koştururken yapabiliyorsun ancak dikkat et; düğmeye basmayı bıraktığında karakterin elindeki silahı yeni ve değiştirilen silah ile değiştiriyor. O anda kısa bir süreliğine silahsız kalıyorsun.
Klavyede B tuşuna (veya kumandada iki yassı düğmeye) basarak bir dizi araç çağırabiliyorsun. Bunların arasında robot saldırı köpeği var. Bu köpek sırtına yerleştirilmiş bir silahla geliyor, oldukça iyi bir yön hissi ve görünüşe göre paraşütü var. Oyundaki bu başsız, silah tutan köpeği okşayıp sevebileceğinden emin değilim ama yanında binalardan atlayıp paraşütle yere inebileceğini söyleyebilirim.
Aksiyon açısından Battlefield 2042 saf karmaşa ve taktiksel savaş arasındaki ince çizgide son derece başarılı bir şekilde ilerliyor. Zaman zaman iyi planlanmış bir stratejinin hayata geçirildiğini görebiliyorsun ancak bu planlar hortumun ortaya çıkmasıyla bir anda bozuluyor.
Bir tepeye tırmandığında aşağıda muhteşem silahlı çatışmaları, hava araçlarının birbiriyle çarpışmasını, robot köpekleri ve uzaklarda denizin üzerinde toplanan ölümcül fırtına bulutlarını görebiliyorsun.
Bu ortamda gözden kaybolabileceğin çok fazla alan var ama yine de tehlike ve ölüm olasılığı hep bir adım ötendeymiş gibi hissediyorsun.
Belki de en önemlisi şu ki, bu devasa roket fırlatma üssünde oynarken kara ve hava savaşları yapmak yerine burada tehlike altında daha çok şey olduğunu hissediyorsun. Daha büyük bir tehdidin kol gezdiğinin farkına varıyorsun.
Oyunun çok oyunculu odaklı olmasının bu mekânların arka plan hikâyesinin daha derinlemesine yaşanmasını ve buralarda savaşan meraklı yabancı askerleri etkilemeyeceğini umuyoruz.
Battlefield 2042, bir Battlefield oyunu olmak için konulan sınırları aşmakla kalmıyor, ayrıca hiçbir oyuncuyu yüz üstü bırakmayacak şekilde iki konsol jenerasyonunu da destekliyor.
Bu nedenle Electronic Arts; PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için standart dijital sürümün çifte fırsat desteğine sahip olacağını duyurdu. Yani oyunu konsolun son jenerasyonunda ve şimdiki jenerasyonunda oynayabileceksin. Ayrıca kaydettiğin ilerleme de farklı konsol jenerasyonları arasında aktarılacak.
Basına açık oyun seansı Windows bilgisayarda yapıldı ama DICE ekibi ayrıca PlayStation 4 ve Xbox One'daki açık beta boyunca oyuncuların karşısına çıkabilecekler konusunda herkesi bilgilendirdi.
Battlefield 2042 prodüktörü Marie Granlund "Oyunun herhangi bir sürümüne sahip her oyuncu aynı dinamik dünyada destansı boyutlarda savaş deneyimi yaşayabilecek" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "Tüm oyuncularımızın, Battlefield duayenlerinin platformdan bağımsız son yirmi yıldır çok sevdiği topyekûn savaş deneyimini yaşaması çok önemli.
"Bu yüzden şu konuyu vurgulamak istiyorum: Battlefield 2042'yi hangi platformda oynarsanız oynayın, aynı özellikleri ve tanıtımdan bu yana bahsetmiş olduğumuz insanı içine çeken sandbox çok oyunculu deneyimini yaşayacaksınız. Bunlara duyurusu yapılmış tüm canlı hizmet güncellemeleri de dâhil."
Tüm bunları yanı sıra Granlund, bu son Battlefield oyununun, stüdyonun bir Battlefield oyununda mümkün olabileceğini düşündüğü noktanın çok daha ötesine geçtiğini belirtti.
"Kabaca belirtmek gerekirse farklılıklar olacak" dedi.
Yani bu iki konsoldaki oyuncu sayısı 128 değil, 64 olacak ve oyuncular "geçerli jenerasyon konsollara göre daha farklı bir görsel ortam ve kare hızı deneyimi yaşayacak."
"Tüm bunlara ek olarak belirtmek istiyorum ki tüm Battlefield 2042 sürümlerinin görselliği ve oynanışı mükemmel olacak."
Tabii ki de oyuncular bugünden itibaren beta sürümünü istedikleri gibi deneyebilir.
Tüm platformlardaki erken erişim 6 Ekim'de başlıyor ve 7 Ekim'de sona eriyor. Oyun için ön sipariş verip sunuculara erkenden giriş yapmayı unutma. Açık beta'ya genel erişim 8 Ekim'de başlıyor ve 10 Ekim'de sona eriyor.