Haberler

Operencia: The Stolen Sun, Klasik Bir Türe Çağdaş Bir Yorum Getiriyor

M
Matt Cabral
29 Ağu 2023

Operencia: The Stolen Sun, ilk bakışta The Elder Scrolls serisine benzer başka bir gittikçe genişleyen rol yapma oyunuyla kolayca karıştırılabilir. Dahası, Zen Studios'nun zindan macerasının fantastik öğelerle süslü dünyasını keşfederek geçirdiğin birkaç dakika içinde, Skyrim'i veya belki de Tamriel'in başka bir bölgesini ziyaret ettiğin yanılgısına düşebilirsin.
Operencia: The Stolen Sun, Klasik Bir Türe Çağdaş Bir Yorum Getiriyor - Dövüş
Elbette oyunun ızgara tabanlı mini haritasında da belirtildiği üzere yalnızca dört yönde hareket edebildiğini keşfettiğinde Operencia'nın oldukça farklı bir oyun olduğunu anlamaya başlayacaksın. Tabii bu onu sıradan bir oyun da yapmıyor. Klasik birinci şahıs zindan tarama oyunlarını andıran sevgiyle hazırlanmış bir oyun. Özellikle de etkileyici lisanslı langırt oyunları ile tanınan Macaristan merkezli geliştirici için açıkça bir tutkunun ürünü.

Operencia'nın ızgara bazlı gezinme sistemi ilk olarak eski tarz oyunları çağrıştırsa da bağımsız bölümleri, başka bir uçsuz bucaksız açık dünyaya düşmediğin gerçeğini pekiştiriyor. Karo bazlı hareket sistemi ve sınırlı alanlar kulağa kısıtlayıcı gelebilir ancak Operencia'daki bu iyi düşünülmüş tasarım seçimleri, geliştiricilerin benzersiz bir deneyim oluşturmalarını sağlamış.

Örneğin, oyunun içerdiği 13 farklı bölüm de hiçbir zaman kısır veya benzer varlıklarla dolu bir tasarıma sahip değil; aksine oyuncuyu gerçekten farklı fantastik alemlere taşıyan özel olarak tasarlanmış bölgeler gibi hissettiriyor. Bu samimi yaklaşımla birlikte alışılagelmiş yemyeşil ormanlık alanlar ve loş ışıklı zindanlar anlayışı, Operencia'da yerini Copper Forest (Bakır Ormanı) veya antik bir batık kale gibi bölüm tasarımlarına bırakıyor. Yeşilliklerinden kayalık patikalarına kadar her şeyin altın ve kırmızı tonlarıyla hayat bulduğu ilk bölüm adının hakkını verirken ikincisi ise uzun boylu, gürz kullanan bir kurbağa kralın oyuncuyu bölgenin kalıcı bir sakini yapmak istediği, görsel olarak çarpıcı bir su altı kalesidir.

Bu amfibik kötü kalpli bölüm sonu canavarından bahsetmişken oyunun sıra tabanlı dövüş sistemi, çeşitli efsanevi canavarlara karşı birinci şahıs yakın dövüş ve menzilli saldırılar gerçekleştirdiğin klasikleri de hatırlatıyor. Ama yine de Operencia, ince dokunuşlara sahip modern oynanış mekaniklerini Orta Avrupa folklorundan ilham alan büyüleyici, Unreal Engine 4 destekli görsellerle harmanlayarak kendi tarzını ortaya koyuyor.

Sonuç olarak karşımıza, ellerinin olması gereken yerde vızır vızır dönen testere bıçakları olan steampunkvari Cursed Copper Soldiers (Lanetli Bakır Askerler) gibi giderek daha zorlu düşmanlardan oluşan hayali bir dizilime karşı kılıç salladığın ve büyüler yaptığın oldukça stratejik, yüksek tempolu karşılaşmalar sunan bir oyun çıkıyor. Neyse ki oyunda dört kişilik macera grubunun (kendi yarattığın kahraman ve küçük bir arkadaş grubu arasından seçilen) bu testere bıçaklı düşmanları ve çok daha fazlasını alt etmek için yeterince donanımlı olmasını sağlayan ganimet toplama, seviye atlama ve ilerleme döngüleri bulunuyor.
Operencia: The Stolen Sun, Klasik Bir Türe Çağdaş Bir Yorum Getiriyor
Hikâyeden bahsetmişken, Operencia'nın cazibesi en çok karakter etkileşimleri ve hikâye anlatımında öne çıkıyor. Oyunun diğer tüm yönlerinde olduğu gibi anlatı akışı ve yoldaş etkileşimleri, ağır ortaçağ veya epik fantezi temalarından çok folklorik unsurlar ile peri masallarından yararlanıyor. Fantastik kurgu ve sağlam seslendirme ile daha da kaliteli hale gelen sohbetler, Dungeons & Dragons'da farklı karakterlerden oluşan bir grubun yapabileceği türden espri dolu sohbetler gibi hissettiriyor.

Seçime dayalı bir diyalog sistemi yerine bu önceden belirli konuşmaların kullanılması, Operencia'nın daha doğrudan ve aşamalı yaklaşımının özgürlük eksikliğinden dolayı zarar görmediğini bir başka şekilde gözlerimizin önüne seriyor. Hatta düşünerek hazırlanmış el yapımı fantastik bir macera olarak öne çıkıyor. Kendi hikâyeni yazmak yerine iyi anlatılmış bir hikâyeyi yaşayarak oynamak istiyorsan unutulmuş bir türün yeniden hayat bulduğu bu rahatlatıcı oyun, içerdiği bulmaca çözme şaheserleriyle gerçekten oynamaya değer.