Haberler

Supraland, nasıl olduysa daha önce hiç duymadığın bir tüm zamanlar klasiği

J
John Walker
9 Ağu 2023

Hiç en sevdiğin oyun mağazasında (yani bu mağazada) yeni çıkanlar listesinde dolaşırken ilginç bir oyuna denk gelip satın aldığın ve sonrasında bunun şimdiye kadar oynadığın en iyi oyunlardan biri olduğunu fark ettiğin oldu mu? Üstelik bu oyunu kimseden duymamışken! Supraland'i ilk oynadığımda benim deneyimlediğim şey tam da buydu.

Bu oyunun bu kadar olağanüstü olması biraz haksızlık. Bu oyun, gerçek bir kum havuzu (sandbox) dünyasında, bir çocuğun arka bahçesinde ortalığa atılmış oyuncaklar arasında geçen; geniş, son derece kapsamlı ve sürekli olarak komik bir birinci şahıs aksiyon-bulmaca oyunudur. Zengin, detaylı grafiklere sahip, 20 saat süren oynanışa sahip bir oyun ve tüm bunlar nasıl oluyorsa tek başına oyunun geliştiriciliğini yapmış David Münnich'in ortaya koyduğu bir eser. Tüm bunların bir arada olması normalde pek mümkün olmaz. Ancak daha oyunun ilk başlarından itibaren sanki büyük ve deneyimli bir ekip tarafından yapılmış bir oyun oynuyormuşsun gibi hissettiriyor. 

Supraland'de kırmızı plastik bir oyuncak olarak oynuyorsun, halkının prensi olarak diğer kırmızı plastik oyuncak arkadaşlarınla birlikte arka bahçede yer alan bir köyde yaşıyorsun. Ne yazık ki, bahçenin diğer tarafında yaşayan mavi plastik oyuncak figürlerle savaş halindesiniz ve barış yapmak için bu uçsuz bucaksız toprakları aşma görevi sana veriliyor. Bunu yapmak için bir sürü beceri toplaman ve çeşitli bulmacaları çözmen ve yan görevleri tamamlaman gerekiyor. Tüm bunları, sizleri şüpheli bir tanrı gibi yukarıdan aşağıya bakarak kayıtsız bir şekilde gözlemleyen devasa çocuğun ilgisiz bakışları altında gerçekleştiriyorsun.

Supraland Nasıl Olduysa Daha Önce Hiç Duymadığın Bir Tüm Zamanlar Klasiği - Mavi
İlk başta, oyunun en başlarındaki birinci şahıs mücadelelerini aşmak için mor bir küp oluşturma yeteneğini kullanacaksın. Ancak oyunun ilerleyen bölümlerinde silahlar, çift zıplama, ışınlanma ve çok daha fazlasını elde edeceksin. Gerçek metroidvania tarzında, tüm bu beceriler önceki alanlara yeni bir bakış açısıyla dönmeni sağlar ve bu becerileri, bahçenin yeni bölümlerine erişmek için kullanabilirsin.

Bu oyunun en etkileyici yanı da şu: Sahip olduğun beceriler arttıkça oyunun alanı büyüyor fakat mesafeler kısalıyor. Sinemadaki dolly-zoom tekniğinin oyundaki karşılığı gibi. Daha fazlasını görmek, daha fazlasını yapmak ve daha uzağa ulaşmak için daha hızlı ve ilerleyişini daha rahat kontrol ederek seyahat edebilirsin. Ayrıca tüm bunlar olurken, karşılaştığın birçok karakterle oyun deneyimi boyunca değişen birbirinden komik diyaloglar yaşıyorsun. Bu proje, tanımadığın insanlara bağıra bağıra anlatmak isteyeceğin türden bir iş çünkü tüm bu insanların neleri kaçırdığını görmelerini istiyorsun.

Daha da iyisi, bu oyunu bitirdiğinde denemen için başka bir oyun daha var; Supraland: Six Inches Under.Bu devam oyununun aslında bir DLC olması planlanıyordu ancak yanlışlıkla ilkinden bile daha iyi olan tam uzunlukta bir oyun haline geldi!

Bekleneceği üzere ilk oyundaki klişe kırmızılarla mavilerin çatışması temasından çok şükür ki kaçınıyor, bunun yerine her şeyden bağımsız bir şekilde olağanüstü eğlenceye odaklanmayı seçiyor. Oyunu yirmi saat oynadıktan ve hikâyeyi bitirdikten sonra bile, sırların yalnızca %70'ini keşfettiğimi fark ettim. En iyi birinci şahıs oyunlarına meydan okuyan bulmacalarıyla Supraland, daha önce nasıl olur da oynamadım diyeceğin tarzda bir oyun. Oynayınca sen de benim gibi oyunun ne kadar harika olduğunu herkes öğrensin diye bir makale yazacaksın.