Haberler

Bir tren istasyonunun erişilebilirlik eksiği See Through My Eyes'a ilham kaynağı oldu

N
Nicole Carpenter
18 Ağu 2025
See Through My Eyes ilk etapta bir oyun olarak tasarlanmadı. 

Mayıs ayında Epic Games Store'da yayınlanan erken erişim deneyimi, Polonyalı Urban Vision Solutions şirketinin görme engelli bireylerin dünyayı nasıl deneyimlediğini mühendisler ve mimarlar gibi profesyonellere göstermek amacıyla geliştirdiği bir simülasyon aracından türetildi. Bu aracın amacı, bir başkasının bakış açısını anlamanın ve daha da önemlisi bunu bizzat deneyimlemenin, tasarımcıların daha erişilebilir alanlar yaratmasına yardımcı olmasıydı.

Urban Vision Solutions'tan Adam Kurdel, zamanla bir oyun deneyimine dönüşecek olan bu aracın fikrinin, çalışma arkadaşı Michał Makulski'nin demiryolu sektöründeki çalışmalarıyla ilgili endişelerinden doğduğunu söylüyor. Makulski, tren peronlarında görsel kontrastın yetersiz olmasından endişe duyuyordu. Herhangi bir engeli olmayan biri için erişilebilir görünen bir şey, farklı ihtiyaçlara sahip kişiler için aynı şekilde çalışmayabilir ve bu farklar üzerine düşünülmediğinde de sorunlar kolayca göz ardı edilebilir. Örneğin, tasarımcılar genellikle bilgiyi aktarmak için renkleri kullanır; ancak bu mesaj, renk körlüğü olan kişiler için her zaman anlaşılır olmayabilir. Evet, Polonya'da erişilebilirlikle ilgili düzenlemeler elbette var ancak yine de hatalar yapılabiliyor, diyor Kurdel. Bu araç, erişilebilirliği gözeterek tasarım yaparken nelerin işe yaradığını ve nelerin yaramadığını görselleştirmenize ve ortaya koymanıza yardımcı olmak için tasarlandı.

Bu amaçla halihazırda kullanılan bazı araçlar ve uygulamalar da mevcut; örneğin Braille Enstitüsü'nün VisionSim uygulaması, artırılmış gerçeklik oyunlarına benzer şekilde, göz hastalığı olan bir kişinin dünyayı nasıl gördüğünü telefon kamerası üzerinden bir efektle simüle ediyor. Elektron Software tarafından geliştirilen ColorDeBlind, renk körlüğü olan kişilerin dünyayı nasıl algıladığını gösteriyor. Görme sağlığı alanında faaliyet gösteren Versant Health'in, belirli düzeyde görme bozukluğunu göstermek amacıyla geliştirdiği, bilgisayar üretimi bir sahneyi 360 derece görüntülemeye olanak tanıyan kendi görsel simülasyonu bulunuyor. Kurdel'e göre Urban Vision Solutions'ın aracını ve oyununu diğerlerinden ayıran şey, oyuncunun 3D bir deneyim içinde dolaşabilmesi ve böylece karşılaşılan zorlukların daha kapsamlı bir temsiline tanıklık ederek başka birinin yaşadıklarını daha iyi kavrayabilmesi.

See Through My Eyes erken erişimde ve şu an çok basit bir seviyede. (Kurdel, önümüzdeki aylarda oyunu genişletmeyi planladıklarını söylüyor.) Oyunda iki farklı mod bulunuyor: Biri, serbestçe dolaşıp çevreyi keşfetmenize olanak tanıyor, diğeri ise Stargardt hastalığına sahip Marta isimli bir kadının öyküsünü konu alıyor. Ulusal Göz Enstitüsü bu hastalığı retinayı etkileyen nadir bir genetik göz rahatsızlığı olarak tanımlıyor. Stargardt hastalığı olan kişiler görme merkezinde beliren karanlık, puslu lekeler görebilir ve bu durum genellikle yaş ilerledikçe yavaş yavaş ortaya çıkar. Baton Rouge'da görev yapan optometrist Dr. Wendy Waguespack'e göre, her 10.000 kişiden biri bu hastalığa sahip. Tedavisi ise bulunmamakta.

See Through My Eyes, bu hastalığı merkezi görüş alanının bazı bölümlerini karartarak ve genel bir bulanıklık efekti uygulayarak simüle ediyor. Hikâye, Marta'nın oldukça hasta olan annesini ziyaret etmek üzere memleketinden annesinin yaşadığı yere doğru giden bir trene binmesiyle başlıyor. Yapmanız gereken ilk şey, istasyonda yolunuzu bulmak ve bir tren bileti satın almak oluyor.
Bir Tren İstasyonunun Erişilebilirlik Eksiği See Through My Eyes'a İlham Kaynağı Oldu - İstasyon
Serbest keşif modu, oyuncunun belirli bir hedef olmadan ortamda dolaşmasına ve renk körlüğü de dahil olmak üzere çeşitli göz rahatsızlıklarını açıp kapatmasına olanak tanıyor.

Kurdel'in aktardığına göre, Makulski bu fikri yıllardır düşünüyordu ancak ikili yaklaşık iki yıl önce bu fikir üzerinde ciddi şekilde çalışmaya başladı. İkisi de aslında oyun tasarımcısı değil. Kendileri Polonya'nın Varşova kentinteki Teknoloji Üniversitesi'nde tanışan mühendisler. Unreal Engine kullanan ikili, YouTube videolarından faydalanıp kendi kendilerine farklı unsurları bir araya getirmeyi öğrendiler ve böylece önce aracın, ardından da oyunun temellerini attılar. Unreal Engine’i tercih etmelerinin nedeni, deneyimi görselleştirmeyi "saatler ya da günler değil, dakikalar içinde" mümkün kılmasıydı; bu sayede hızlıca prototip oluşturup bunu profesyonellere sunarak geribildirim alabiliyorlardı. Fakat bu simülasyonu bir hikâyeyle bütünleşmiş tam bir oyun deneyimine dönüştürmek çok daha zordu.

Kurdel, "Yeni mekanikler oluşturmamız biraz zaman aldı." dedi. "İlk simülatörde başka bir yere giden ve oradan gelen bir tren yoktu. Her yeni mekaniğin nasıl uygulanacağını öğrenmek bizim için çok zaman alıyor."

Polonya'da tren istasyonlarındaki erişilebilirlik hâlâ yetersiz; Notes from Poland adlı bağımsız Polonya sitesine göre, 2021 yılı itibarıyla istasyonların yalnızca yüzde altısı "engelli bireyler için tam uyumlu." Tren istasyonlarında görme engelliler gibi engelli bireylere yardımcı olmak üzere tasarlanmış bazı unsurlar bulunsa da, tasarımla ilgili çeşitli sorunlar da yaşanabiliyor. Örneğin, yukarıda bağlantısı verilen yazıda, görme engellilere yönelik yapılmış dokunsal bir yolu takip eden bir kişi gösteriliyor. Kişi, bu kullanım için özel olarak yapılmış sarı kabartılı yolu bulmak ve takip etmek için beyaz baston kullanıyor. Yolu tarif edildiği gibi merdivenlerden yukarı doğru takip ediyor ve sonunda kendini bir tuğla duvarın tam karşısında buluyor. Binaya gerçekten girebilmek için tekrar merdivenlerden inip başka bir yerden yukarı çıkması gerekiyor ancak bu sefer yönlendirme yolu yok.
Bir Tren İstasyonunun Erişilebilirlik Eksiği See Through My Eyes'a İlham Kaynağı Oldu - Noktalar
Kurdel, See Through My Eyes'ın simülasyonun erken bir sürümü olduğunu vurguluyor ancak yine de bir tren istasyonunda yön bulmanın ne denli zorlu olabileceğini ortaya koyduğunu söylüyor. Mevcut sürümde, bu tür alanlarda yaygın olan dokunsal yollar simüle edilemiyor; bu nedenle oyuncular yalnızca görsel ipuçlarına güvenerek yön bulmak zorunda kalıyor. Ortam karanlık ve oldukça bulanık görünüyor ve tren istasyonunun özellikle bilet satın alınacak alanı gibi önemli noktaları ayırt etmek oldukça zor. Kurdel'e göre asıl amaç, bu tür bir aracı, Polonya hükümetinin kamusal alanlardaki erişilebilirliğe dair sayfalar dolusu yazılı yönetmeliklerinden ayıran bir noktaya taşımak. Kurdel, söz konusu yönetmeliklerin elbette gerekli ve önemli olduğunu vurguluyor olsa da bunların çoğunlukla erişilebilir bir alan nasıl olmalı sorusuna "uzmanların verdiği yanıtların bir özeti" olduğunu belirtiyor. 

Bu simülasyon aracı, yönetmeliklerin ötesine geçerek tasarımcıların uygulamaları test etmesine ve verdikleri kararların etkilerini tam olarak kavramalarına olanak tanıyor. Kurdel, "Bu tür yönetmeliklerle ilgili oldukça iyi yönergeler olsa da, insanlar bunları tam anlamıyla kavrayamıyor." dedi. "Hatalar yapıyorlar. Birbirine zıt göründüğünü düşündükleri malzemeleri kullanıyorlar ama bu yalnızca kendi bakış açılarına göre geçerli."

Geliştiricilerin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, göz hastalıklarını doğru şekilde simüle ettiklerinden emin olmak. Kurdel, erişilebilirlik alanında faaliyet gösteren devlet kurumlarıyla görüştüklerini söylüyor; ancak bu alanda yapılması gereken daha çok şey olduğunu da vurguluyor. Kurdel, "[Bu engelleri yaşayan kişilerle] bir araya gelmek bizim için olmazsa olmaz bir koşul." dedi. Kurdel, gözün yapısal ve işlevsel detaylarına hâkim göz doktorlarını da sürece katmak istiyor. Bu araştırma, en zorlu sorunların üstesinden gelmek için kritik bir rol oynayacak. Kurdel, renk körlüğünü simülasyona entegre etmenin daha kolay olduğunu çünkü bu durumun "tüm görüş alanını" etkilediğini, yani gözünüz nereye bakarsa baksın her şeyin renk körlüğü filtresinden geçtiğini söylüyor. Fakat Stargardt hastalığı gibi, özellikle merkezi görüş alanında bozulmalara yol açan başka hastalıklar da söz konusu. Bu tür bir görme kaybını simüle etmek zor çünkü bu durumu yaşamayan kişiler, gözlerini etkilenen noktadan başka bir yöne kaydırabilir.

Kurdel, hedeflerinin See Through My Eyes'ı kullanan kişilerden geribildirimler alıp, bunları bir sonraki güncellemelerde değerlendirmek olduğunu söylüyor. Urban Vision Solutions şu anda Polonya pazarına odaklanmış durumda. Yine de genişlemek ve daha fazla deneyimi kapsamak istiyorlar. "[Oyunda oluşturduğumuz] bu kişileri ne birer kahraman gibi göstermek istiyoruz ne de acınacak durumda yansıtmak. Biz, her yaşamın kendine göre zorlukları olsa da, özellikle bu insanların normal yaşamlarında yaşadıkları sıkıntıları da göstermek istiyoruz. Sahip oldukları rahatsızlıkla mücadele ediyor olabilirler ama aynı zamanda çevrenizdeki sıradan şeylerle de uğraşmak zorundalar."

Sözlerine şöyle devam etti: "Şu anda bu projemiz, yeni yeni filizlenmeye başlayan küçücük bir bitki."

See Through My Eyes şimdi Epic Games Store'da.