
End of Abyss'i ve ürkütücü yaratıklarını birinci elden deneyimledik

İnsanı karanlık düşüncelere sevk eden ve oldukça derin bir atmosfere sahip izometrik aksiyon macera oyunu End of Abyss, meğer hayatına daha aydınlık ve kesinlikle daha az gergin bir proje olarak başlamış.
Section 9 Interactive'de Teknik Sorumlu olarak çalışan ve End of Abyss'in yaratıcılarından olan Mattias Ottvall, "Başlarda tür olarak aksiyon oyunu olmaya daha yakındı, sonradan giderek korku oyununa döndü." diyor. "Şirketin kurucu ortakları olan Marcus (Ottvall) ve Gustaf (Heinerwall), Little Nightmares'in sanat ekibindendi. Onlar projeye daha fazla dahil oldukça anladık ki tamam, daha atmosferik bir oyun olacak bu belli ki. Karakter önceden anime karakteri gibiydi, sonradan giderek biraz insanlaştı."

Oyunun kökeni Mattias ve Marcus kardeşlerin yaptığı prototiplerin birinden geliyor.
"Kardeşim Marcus ile ezelden beridir prototipler yaparız hep." diyor Mattias Ottvall. "Eğlenceli olduğunu düşündüğümüz projeler arasında atlayıp durduk, daha sonra Gustaf geldiğinde prototiplerden birini seçip üzerinde çalışalım dedik."
Gustaf'ın oyunun sanat tarzına dair düşünceleri ve oyunun temposunu biraz yavaşlatarak keşfe ağırlık verme fikri, oyunu daha korkutucu bir yöne doğru çekmiş.
"Bence atmosfer ve keşif hem tempoya büyük katkıda bulunuyor hem de gittiğiniz yerlerde yolunuzu aramak zorunda bırakıyor." diyor Ottvall. "Oynarken 'Tamam, şimdi şu köşeyi dönünce yeni bir odaya gireceğim.' diyorsun. Ama başına ne geleceğini bilemiyorsun."
Ottvall, takımın Metroid ve Zelda gibi klasik NES oyunlarını sevdiği için izometrik bir tek oyunculu oyun yapma kararı aldığını söylüyor.
"Hikâye anlatımının bu basitleştirilmiş halini ve oyuncunun hem oynanışa hem de keşfe odaklanmasını seviyoruz." diye açıklıyor. "Sırlar ve ilginç karakterle dolu dünyalar bunlar."
"Anime de harika bir ilham kaynağı oldu, özellikle de canavar tasarımı, dev tesisler ve havalı karakterler konusunda."
Örnek olarak Akira'yı ve tabii ki stüdyonun adı olan Section 9'ın geldiği Ghost in the Shell'i gösteriyor.
Oyunun Summer Game Fest'te gösterilen ilk fragmanı, oyundaki ürkütücü havayı çok net ortaya koyuyor. Fragmanda uzun çekimler gölgelerde dolanırken kadraj yavaşça bir odada yürüyen birkaç siluete doğru geçiyor. Siluetleri çevreleyen gri-mavi karanlıktan ışık zar zor geçebiliyor.
Ürkütücü ve başka dünyaya ait duran bir ses garip bir dilde konuşuyor, o sırada mağarayı andıran bir odadaki uzak bir köprüyü geçen bir grup insanı görüyoruz. Ses "Seni bekliyoruz." diyor ve izometrik bakış açısıyla ana karakter Cel'in, elinde silahıyla bölgeyi keşfetmesini izliyoruz. Bir diğer karede Cel, odada önüne bir dizi lazer gönderen bir cihaz kullanıyor ve bir şeyler tarıyor.
İzlemesi tedirginlik verici bir video ancak oyunu oynaması inanın daha da tedirginlik verici.
End of Abyss'i oynamaya başlamadan önce Ottvall hikâyenin arka planını açıklıyor.
"Cel adında genç bir savaş mühendisi olarak oynuyorsun ve bu dünyanın terk edilmiş yer altı tesisine inen bir takımın üyesisin." diyor. "Bilinmeyen bir kaynaktan gelen mesajlar veya bozukluklar tespit ettiğin için buradaki hakikati araştırmak üzere bir göreve gönderilmişsin."
Oyuncu bu tesise iniş yapmakta olduğunu biliyor fakat tesisin yerini bilmiyor.
"Bir şeylerin ters gittiğini biliyorsun." diye ekliyor Ottvall. "Tesisin terk edildiğini biliyorsun ve biraz korku oyunu olduğundan işlerin pek de iyi olmayan bir yere gideceğinin farkındasın. Bir tür parazit varlığın burayı ele geçirdiğini de biliyorsun."
Oyunun kontrolleri oldukça basit. Oyunun karanlık odaları ve koridorlarında elinde silahla dolaşıyoruz ve tesisin gizemini gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Yön tuşlarıyla silahlar ve tarayıcı arasında hızlıca geçiş yapabiliyoruz ve saldıran yaratıklardan yuvarlanarak kaçabiliyoruz.
Tesisin karanlık salonlarında daha derinlere ilerledikçe karşımıza çıkan yaratıklar da giderek korkunçlaşıyor. "Şey" gibi filmlerin korkutucu unsurlarından ilham almış gibi görünüyorlar. Başta insansı duruyorlar, kafalarının olması gerektiği yerde muğlak organik kütlelerin olduğu iki ayaklı garabetlerle karşılaşıyoruz. Daha sonra iri bir örümcek ile bir insan elinin melezini andıran hızlı bir yaratık tavandan yere iniyor ve Cel'e doğru koşuyor.

Ottvall, oyunun tasarımının biraz da "Yaratık" filmlerinden esinlendiğini belirtiyor. Odayı çoklu lazer ışınlarıyla tarayan tarayıcı cihazı kullandığımda bunu çok net anlayabiliyorum ben de. Lazerlerin görüntüsü, "Yaratık 2" filminin açılış sahnesinde Ellen Ripley'nin uykuda olduğu uzay aracını aramak üzere gönderilen dronu anımsatıyor.
Yön tuşlarına bastığımda tarayıcıya geçebiliyorum ve odalarda ipuçları arayabiliyorum. Tarayıcıyı aynı zamanda oyunun yaratıkları üzerinde kullanıp bazı bilgiler edinmek de mümkün.
"Oyuncuların çevreden bilgi alabilmesi için tarayıcıyı oldukça sık kullanmaya çalıştık." diyor Ottvall. "Hafif bir hikâye anlatımı yaklaşımı benimsedik. Bu cihaz sayesinde birinin sana aktif olarak bilgi aradığını söylemesi yerine çevredeki unsurları anlatmanın farklı bir yolunu bulduk."
Oyunda Metroidvania tarzı oyunların bazı kilit noktaları da kullanılmış, örneğin oyuncular yeni sırlar arayabiliyor, ilerlemek için yeni ekipmanların kilidini açabiliyor ve geçtiği yerlere geri dönebiliyor, böylece oldukça açık uçlu bir oyun deneyimi yaşayabiliyor.
Oyunda geçirdiğim kısa süre içinde ışıksız ve boş ofisleri ve yatakhaneleri keşfettim, havalandırma borularında dolaştım ve bir kanalizasyona geldim. Birkaç defa da öldüm tabii. Her seferinde içinden yeni bir ben çıkan yakındaki bir odada dirildim. Öldüğünüzde canavarlar yeniden doğuyor olsa da ilerleme silinmiyor. Örneğin açtığım kapılara veya keşfettiğim yerlere hâlâ erişebiliyorum.
Ottvall, demonun henüz aktif geliştirilme sürecinde olan tek oyunculu oyunun yaklaşık yüzde onuna yer verdiğini belirtiyor. Oyunun uzunluğunun ne olacağını henüz bilmiyor fakat tamamlandıktan sonra dahi oyun süresinin oyuncunun yaklaşımına ve ana yola ne kadar bağlı kaldığına göre değişeceğini söylüyor. Demodaki sürem saldırılardan sürekli yuvarlanarak kaçtığım, enerji tabancam ile pompalı tüfeğimi sık sık kullandığım ve nihayetinde de öldüğüm bir boss savaşıyla sonlandı.
End of Abyss'in çıkış tarihi henüz belli olmasa da Ottvall, ekibin oyunu önümüzdeki sene içinde tamamlamayı hedeflediğini söylüyor. Oyunu şu anda istek listenize ekleyebilirsiniz.